Bloglar

Hikayeler

  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Bir sürek avında, tazılar bir tilkiyi kovalamaya başlamışlar. Tilki, ormanda odun toplayan bir adama yaklaşmış. Ondan, kendisini saklamasını istemiş. Adam da ona kendi kulübesini göstermiş. Tilki kulübeye gidip bir köşeye saklanmış. Biraz sonra avcılar da gelmişler. Oduncuya, tilkiyi görüp görmediğini sormuşlar. Oduncu: — Görmedim, demiş. Ama parmağıyla da kulübeyi göstermiş. Avcılar, adamın işaretini anlamamışlar. Oduncunun sözüne inanıp oradan uzaklaşmışlar. Tilki, onların gittiğini anlayınca…… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Tilki, günün birinde, içinde su bulunan bir kuyuya düşmüş. Kuyunun içinde oraya buraya sıçramış; ama bir türlü yukarı çıkamamış. Bir süre sonra orada bir keçi görünmüş. Susadığı için hemen kuyunun başına gelmiş. Eğilip kuyunun içine bakmış. Bir de ne görsün? Aşağıda bir tilki duruyor. Keçi çok şaşırmış. Aşağıya seslenmiş: — Orada ne yapıyorsun tilki kardeş? Tilki serinkanlılıkla: — Ne yapacağım? Su içiyorum, demiş. Keçi, kuyuda su olduğunu duyunca çok sevinmiş. Tilkiye: — Su soğuk mu? diye sormu… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Bir köprünün ortasında rastlaşmış iki keçi Hep inatçılıkmış meğer bu keçilerin suçu Büyük keçi demiş yol ver önce ben geçeceğim Küçük keçi demiş eğer verirsem öleceğim Tam köprünün ortasında toslaşmış iki keçi İkisi de suya düşmüş bunu görenler şaşmış Keçilerin inatçısı suya düşer boğulur İnsanların inatçısı kim bilir ki ne olur İşte böyle arkadaşlar, işin aslı şöyleymiş: Bir köylünün iki inatçı keçisi varmış. O kadar inatçılarmış ki biri diğerinin yaptığı şeylerin tam tersini yaparmış. Öyleki b… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. İş bulup çalışmaz, gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş. Keloğlan bir gün methini çok duyduğu Cengiz Han’ın Hazinesi’ni bulmak üzere yola çıkmış. Eşek sırtında Konya’ya gelmiş. Oradan bir kervana katılarak, İran üzerinden Moğolistan’a gitmiş. Cengiz Han hazinesini bir nehrin altına gömdürmüş. Önce nehrin yatağı değiştirilmiş. Hazine gömülm… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerden birinde bizim keloğlan yaşarmış. Keloğlan kelmiş, keleşmiş ama özellikleri pek bir güzelmiş. İnsanlarla ilgilenir,arkadaşlarına iyi davranır, hayvanları sever fakat çalışmaktan pek hoşlanmazmış. Anası ona ne zaman bir iş buyursa bir bahane uydurur, anası kızınca da oraya buraya saklanır dururmuş. Günlerden bir gün evin kapısının önünde uyuyup dururken kısa boylu bir çocuk yanına yaklaşmış: – Hişt keloğlan, keleşoğlan… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Çok eski zamanların birinde küçücük bir kız varmış. Küçük kızın annesi ona kırmızı başlıklı bir pelerin almış. Küçük kız bu kırmızı başlıklı pelerini çok ama çok seviyormuş ve üzerinden hiç çıkarmıyormuş. Küçük kızın bu davranışı nedeniyle tüm çevresi ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş. Bir gün annesi ona seslenmiş: “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu çöreği götür.” Bunun üzerine Kırmızı Başlıklı Kız üzerini giyinerek eline çöreği almış ve yola koyulmuş. Annesi küçük kızına “Ta… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Şehzade Alaaddin Çelebi’nin vefatına Sultan II. Murat Çok üzülmüştü. Balkan ülkeleri ile on yıl süre ile aralarında sürecek anlaşmaları sağlayarak devlet işlerindeki görevlerini 12 yaşındaki oğlu Sultan Mehmet’e bırakarak Manisa ya çekilmeye karar verdi. Bu gelişmeler ise Macar kralı olan Ladislas için mükemmel kaçırılmaz bir fırsat oldu. Hemen kötü niyeti ile Osmanlı ile yapmış olduğu anlaşmayı bozarak savaş hazırlıklarına başladı. Haçlı ordusu ise Kasım ayının dokuzuncu günü gibi Varna Şehrine… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Sıcak bir yaz günüydü. Her yer çiçeklerle dolu ve hava mis gibi kokuyordu. Çiçek tarlasının üzerinde arı vız vız diyerek neşeli neşeli uçuyordu. Havada o kadar güzel süzülüyordu ki papatya onu hayranlıkla izledi. Uçmaktan yorulan arı papatyanın yanındaki ağaç dalına konar. Papatya, arı ile konuşmak ister ve seslenir: – Arı kardeş ne kadar güzel uçuyorsun. Oysa benim kanatlarım yok ve ben senin gibi dünyadaki güzellikleri göremiyorum. Sadece etrafımdaki çiçekleri görüyorum. Bir gün beni de alıp g… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

“Bir varmış bir yokmuş...Evvel zaman içinde kalbur saman içinde...” diye başlar ya masallar. Bizim masal da öyle başlasın!...Çok çok çok eski zamanlarda yaşamış bir ailenin masalı bu...Bu aile, bizim bu gün üzerinde yaşadığımız topraklarda yaşamış...Adam, bahçesinden aldığı toprakla suyu karıştırıp çamur yaparmış. Bu çamurdan, çok çok güzel çanaklar üretirmiş. Yapmış olduğu ürünleri satıp para kazanırmış. O zamanlar, para yerine deniz kabukları kullanılırmış... Zamanla adamın adı unutulmuş ve ya… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir orman varmış. Bu ormanın halkı o kadar mutlularmış ki bu mutluluklarının gün gelip de bitmesinden korkuyorlarmış. Ormanda bir gün çok şiddetli bir rüzgâr fırtınası çıkmış. Orman halkı çok ürkmüş. Bu rüzgâr fırtınası iki tam gün sürmüş. En sonunda bu şiddetli rüzgâr fırtınası durmuş. Orman halkı günlerce çabalayarak ormanlarını onarmışlar. Orman onarım işlerinden sonra hayvanlar yorgun düşmüşler. Ama içlerinden yaşlı Kaplumbağa Dede çok hastalanmış, yat… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Su akar gider denize kavuşur. Ay güneşi kovalar gece olur. Masal ülkesinde bir telaştır başlar: Padişah kızının bu geceki masalı hazır mıdır? Aynacık nerede? Hadi acele edin. Uyku krallığı bizden önce davranırsa gücümüzü yitiririz. Ve sevgili aynacık son anda nefes nefese bir masal ile gelir: Kusurumuza bakmayın prensesim. Ceylanları bir araya getirmek zaman aldı… Adı belki de hiç duyulmamış ülkenin birinde, bir delikanlı annesiyle beraber yaşarmış. Küçük bir dağ köyünde, minicik evlerinde güzel… Devamını Oku


  • 27 Ağu
    2017
  • 0

Çok eski yıllarda, alçakgönüllü, adalet sahibi bir hakan, bu hakanın da güzeller güzeli bir kızı varmış. Kız güzelmiş ama öyle kötü bir huyu varmış ki güzelliğini gölgeler, başkaları tarafından sevilip sayılmasını engellermiş. Bu kızın kötü huyu, çok kibirli olmasıymış. Kimseyi ve hiçbir şeyi beğenmez, herkesi aşağılarmış. Bu yüzden dostu arkadaşı da yokmuş. Kızın bu kötü huyundan bezginlik getiren ülke halkı ona "Kibirli Sultan" adını takmış. Kibirli Sultan evlenme çağına gelmiş. Gelmiş ama kim… Devamını Oku